Bozcaada'daki Asbestli koyda denize giriyorlar...

Bozcaada'daki Beylik Koyu’nda denizde sökülen Mercy God isimli gemiden kalan parçalarda asbest çıktı ama halkın bundan haberi yok!

Bozcaada'daki Asbestli koyda denize giriyorlar...
Bozcaada'daki Asbestli koyda denize giriyorlar... Kocakurt
Bu içerik 268 kez okundu.

EVRENSEL'den Özer AKDEMİR haberi...

Hafta sonu Bozcaada Beylik Koyu’ndaydık. Asbestli Mercy God adlı geminin denizin içinde söküldüğü koyda. İçinde asbest tespit edilen marleylerin de aralarında olduğu gemiden geriye kalan irili ufaklı parçalar sahilin kumları, çakılları arasına karışırken, insanlar her şeyden habersiz denize girmeye devam ediyorlardı.

DENİZİN İÇİNDE TÖRENLE SÖKÜLDÜ

Yaklaşık 5 yıl önce Bozcaada Beylik Koyu’nda karaya oturan Siera Leone bandıralı kuru yük gemisi Mercy God o tarihten bu yana sahilde bekliyordu. Bu süre boyunca adeta bir turizm metası olarak görülen gemi, sahilde çürümeye başlamıştı. Geminin metalleri çürüyüp ortadan bel vermesinden sonra sökülmesi gündeme gelmiş, tüm itirazlara ve özellikle adada ekoloji mücadelesi veren Bozcaada Forum üyelerinin girişimlerine rağmen geçtiğimiz nisan ayında Bozcaada Kaymakamının açılışını yaptığı bir törenle denizin içinde sökülmüştü.

Sökümden aylar sonra Asbest Söküm Uzmanları Derneğinin (ASUD) ve Bozcaada Belediyesinin girişimleri ile sahilde gemiden geriye kalan parçalar üzerinde yapılan analizlerde yüzey kaplama malzemelerinde kanserojen asbest tespit edilmişti.

GEMİDEN KALAN YÜZLERCE PARÇA SAHİLE KARIŞMIŞ

Gemiden kalan parçalarda asbest tespit edildikten sonra Bozcaada Forum üyeleri ile gittiğimiz koyda hiçbir şey olmamış gibi insanların denize girdiği, sahilde güneşlendiğini gözlemledik. Gemi sökümü sırasında ağır iş makinelerinin ve kamyonların girdiğe sahilin doğal görünümünün bozulduğu görülürken, adeta bir bölümü yol haline gelen sahile vatandaşların araçları ile girdiği dikkatleri çekti. Sahilde halen iş makinelerinden ve kepçelerden kalan geniş tekerlek izlerinin yanı sıra, yaklaşık 30 gün içerisinde sökülüp götürülen gemiden geriye yüzlerce irili ufaklı parça da kalmış. Paslı metal parçaları, vidalar, ne olduğu belli olmayan plastik malzemeler sahilin kumu, çakılı arasına karışmış durumda. Bu parçalara aynı zamanda denizin içerisinde de rastlamak mümkün. Ayrıca, geminin sökümü sırasında sahile boşaltıldığı ileri sürülen ve içeriği belli olmayan sıvı bir maddenin döküldüğü yerin aradan aylar geçmiş olmasına rağmen hâlâ kurumaması, sıvının kimyasal bir madde olduğu şüphelerini güçlendiriyor.

 

ASBESTLİ MALZEMELER VE İNSANLAR İÇ İÇE

Bozcaada Forum üyeleri bazı gemi parçalarının ise sahilin dik yamacındaki toprağın içine gömüldüğünü ileri sürüyorlar. Kumsalda çakılların arasında, denizin başladığı yerde görülebilen paslı, küçük irili ufaklı kesici metal parçaları kumsalda çıplak ayakları ile dolaşan, denize girip çıkan vatandaşların sağlığı açısından son derece tehlikeli bir durum ortaya çıkarıyor. Asıl tehlike ise asbest tespit edilen marley denilen yüzey kaplama malzemelerinin irili ufaklı parçalar halinde, gelişi güzel bir şekilde kumsala dağılmış olması. Öyle ki insanlar içinde asbest olduğu laboratuvar analizleri ile kanıtlanmış olan bu parçalarla iç içe bir haldeler!

‘ASBEST YOK’ RAPORU HAZIRLAYAN KİŞİ GEMİYİ GÖRDÜ MÜ?

Bozcaada Forum üyelerinden Fırat Tunabay, geminin denizde sökülmemesi için yaptıkları girişimlerin hiçbir sonuç vermediğini, kendilerine “Gemide yapılan araştırmada asbest olmadığına dair bir rapor var” diye yanıt verildiğini ifade ederek, bu raporun hâlâ ortaya çıkarılmadığını söyledi. Raporu hazırlayan Aliağa gemi söküm tesislerinde asbest söküm uzmanı olarak çalışan Birol İnam adlı kişi ile telefonda görüştükleri aktaran Tunabay, “Bize önüne gemide asbest olmadığına dair bir belge getirildiğini ve kendisinin de bunu imzaladığını söyledi. Buraya gelip gemiyi dahi görmeden böyle bir belgeye imza attığını düşünüyoruz. Bu görüşmenin ardından kendisine bir daha da ulaşamadık” dedi. Sökümden sonra burada bir sağlık-çevre sorunu olup olmadığına yönelik konuyu tartışmaya devam etmeleri üzerine koyda asbest ölçümü yapıldığını dile getirdi. Tunabay, “Söküm sırasında havadan ölçüm alınabilseydi havaya karışan asbest lifleri tespit edilebilirdi” dedi.

İŞÇİLER AĞIZLARINDA SİGARA İLE GEMİYİ SÖKTÜLER

Bozcaada Forum üyelerinden Batu Saldıray, geminin sökümü sürecini kendilerinin uzaktan aşama aşama izlediğini ve fotoğrafladığını belirterek, “Neredeyse hiçbir koruyucu önlem alınmadan söküldü gemi. Kesim yapan işçiler bırakın maske kullanmayı ağızlarında sigara ile kestiler gemiyi” dedi.

YAŞAM BU KADAR UCUZ MU?

Koyda denize giren vatandaşlardan Berkay Ütücü, İstanbul’dan son altı yıldır her sene Bozcaada’ya tatile geldiğini ve gemi nedeniyle özellikle de Beylik Koyu’nda denize girmeyi tercih ettiğini belirterek, “Geminin gölgesinde uzanmak çok keyifliydi. Üzerine çıkmayı denedim ama tırmanamadım. Birçok kişi gemiye girip çıktı, kameralarını kullandı. Böylesine bir sorun vardı da neden yıllarca buna önlem almadılar. Biz hasta olursak bunun hesabını kim verecek. Yaşam bu kadar ucuz mu?” diye tepki gösterdi.

ASUD: ‘ASBEST GERÇEĞİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ’

Gemide kalan parçalarda asbest tespit edildiğine dair Evrensel’in haberinden sonra konunun yoğun bir şekilde tartışılması ve TBMM’de soru önergesi olarak gündeme getirilmesi üzerine Bozcaada Belediyesi ve ASUD’dan açıklamalar geldi. ASUD açıklamasında 21 Temmuz 2018 tarihinde koyda akredite iki laboratuvarın yaptığı araştırmalar sonucunda 18 numunenin 4’ünde (yer karosu olarak bilinen marley numunelerinde) asbest tespit edildiği belirtilerek, “Sonuçlar doğrultusunda panik yapılacak bir durum olmadığı fakat marley de kuvvetli

bağlı olsa da asbest olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir” denildi.

BELEDİYE: HALK SAĞLIĞI AÇISINDAN TEHLİKE YOK

Bozcaada Belediyesi ise yaptığı açıklamada havada ve deniz suyu-kumunda asbest bulunmadığını iddia ederek, asbest tespit edilen “marleylerin gemi kaynaklı olduğuna dair bir delil bulunmamaktadır ve bu malzemeler blok halinde bulunan, kendiliğinden çözünmeyen dolayısı ile halk sağlığı açısından mevcut hali ile bir tehlike yaratmayan maddelerdir” ifadelerine yer verdi. Koyda bulunan maddelerin sonuçların tam olarak görülebilmesi için belediye tarafından daha önce temizlenmediğinin ileri sürüldüğü açıklamada, “analiz sonuçlarının temiz çıkması sonucunda hem çöp hem geri dönüşebilir materyaller hem de asbest içeren/içerebilecek marleyler usulüne uygun şekilde toplanıp bertaraf edilmiştir” denildi. Belediye açıklamasında koyda ağzında maske yüzey temizliği yapan bir işçinin fotoğrafına da yer verildi. Belediyenin açıklamasının dikkat çekici bir diğer kısmı ise deniz dibi kumu analizleri ile ilgili olan bölümü oldu. Sonuçları paylaşan belediye tespit edilen asbest liflerinin “Her elementin tabiatta doğal olarak bulunabileceği miktar”da olduğu ileri sürüldü. Belediye açıklamasını “Elimizdeki verilerin ışığında Beylik Koyu’nda halk sağlığına aykırı bir durum bulunmamaktadır” diye bitirdi.

ASBESTLİ MALZEMELER HIZLA TOPLANMALI

Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Karababa: İş sağlığı ilgili yönetmeliğine göre asbestin limit değer olarak 1 santimetreküp havada 0.1 lif’i geçmemesi gerektiğini belirterek, “Bu çerçevede ölçülen miktar bu değerin altında.

Risk asbest içeren malzemenin doğada diş etkenlere açık olarak beklemesi halinde oluşabilir, asbest var denilen marley malzeme açısından, çünkü yapısı sıkıştırılmış malzeme. Ancak hızla toplanması, açıkta beklememesi, toplayanların özel giysili olması, özel taşıma koşullarının sağlanması vb. önlemlerin alınması gerekir” dedi.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yemen'de her yıl 66 bin çocuk ölüyor.
Yemen'de her yıl 66 bin çocuk ölüyor.
Op.Dr. Tufan Ergenç:
Op.Dr. Tufan Ergenç: "Obezite Yaşlandırıyor"